GİRİD 2024 Mayıs
GİRİT
22 Mayıs 2024, ADAYA GİDİŞ
AGIOS NIKOLAUS (AYA NİKOLA)
2024'ün başında yıllardır düşündüğümüz Girit Adası gezimizi planlamaya başladık ve nihayet kendi başımıza yapmaya karar verdik. genelde turlar 3 gece 4 gün olarak yapılıyordu ve tek bir yerde kalınıp diğer şehirlere günübirlik gidip geliniyordu. Biz her şehirde kalıp adayı özümsemek istedik. Günlerden bir gün biz hala Girit'e gidemedik diye hayıflanırken 23 şubatta Tuğrul; "Bilet buldum uygun fiyat, hadi alayım size gidin 22-29 Mayıs" mesajı attı. Ben de "Hemen al bulursan. Almaya kalkarsan fiyatı yükseltirler" diye cevaplamıştım. Bize sürpriz yaparak 28 şubatta Kayak sitesinden bileti almış.
Uçak bileti Taksi rezervasyonu
Girit Kandiye şehrine uçak gece saat dokuzda varacağından Agios Nikolaus şehrine ancak taksi ile ulaşabileceğimizden Tuğrul bize bir de taksi ayarlamış. Ben önce uçak tarifesinde varış saatindeki (9.00 p) p'ye dikkat etmediğimden sabah zannetmiş ve rahatça otobüs ile gideriz demiştim.
2 mayısta Tuğrul taksiyi de ayarlamış. Havaalanında şoför bizi karşılayacak ücreti de nakit olarak ödenecek.
Gidiş ve dönüş uçak biletleriHavaalanına uygun saatte Havaş seferi olmadığı için İzban ile gittik. Uçak Atina üzerinden aktarma yaparak Kandiye'ye (Iraklion, Heraklion) gideceğiz. Uçağımız akşam 6,15'de İzmir'den kalkacaktı bir saat rötar yaptı. Ben bu durumları bildiğimden kabin içi bagaj almıştık yanımıza. Atina Havaalanında epey bir telaş yaptık Sıraya girip beklemedik, esküz mi, esküz mi diyerek doğruca pasaport kabinine gidip giriş işlemlerini yaptırdık. Koşa koşa üst kata geçip binanın öbür tarafındaki B31 kapısına nefes nefese geldik. Girit uçağı 20.15 te idi biz kapıya yirmi geçe varabildik henüz yolcuları içeri almamışlar. Atina'dan Kandiye uçağına bir saat fark vardı neyse ki o uçak da bir saat rötar yapınca yetişebildik. Gece saat 22.15 te Kandiye havaalanına indik. Alanda bizi elinde Mehmet Samir yazılı pankart ile karşılayan Arnavut asıllı şoförümüz VİTO minibüse bindirdi elimize de birer şişe su verdi. Burada su vermek adetten uçakta da su veya kahve tercihi yaptık çay yoktu. Bir saat on beş dakika sohbet ederek Aya Nikola (Agios Nikolaus)'ta otelimize ulaştırdı. Yolda epey sohbet ettik 8 avro bahşiş ile 70 avro verdim çok bu dedi teşekkür etti. Otelin altında bir market vardı, otelin girişi ise binanın yanında merdivenlerle 35 40 basamak yukarda, valizleri şoför çıkardı. Girişte kimseyi bulamadık resepsiyonda Super Market'e müracaat diyor. İndik marketi kapatmaya başlamışlar dışardaki eşyaları içeri alıyorlar adama otel dedim beni kasada oturan yaşlı tonton bir kadına götürdü. Kadın elindeki İpad'a baktı tamam dedi, meğerse madam sahibesi imiş . Ben de otel paramızı peşin olarak 124 avro ödedim, İki de bira(3,60X2=5,20) aldık market içindeki asansör ile yukarı çıktık bize odaları gösterdi sonra çay ve kahve poşetleri ile koca bir şişe su da getirdi. Yatmadan önce biraz kendimize gelmek için balkonda oturduk denize karşı biralarımızı içtik.
İlk gün odamızın balkonunda ılık Akdeniz esintisi ile yorgunluğumuzu attığımız manzaramız.Sabah kahvaltısı otelde olmadığından aşağıdaki marketten 3X3.00 =9 avro sandviç, ilave peynir=4,20 avro ve 1 litre meyve suyu 3 avro, toplam 14,20. Bir de sigara için çakmak 1 avro.
Girit'te ikinci günümüzde gezi rehber ve yazılarında tavsiye edilen Elounda ve Spinalonga Adasına gittik. Rehber kitaplarda genel olarak araç kiralayarak gidenlere yol tavsiyesi olarak adaya en yakın yer yarım saate bir gulet tekne kalkan Plaka Marina tarif edildiğinden bir taksi ile önce Elounda sonra iskeleye gittik. Sonradan öğrendiğimize göre (aşağıda broşürü var) Agios Nikalaus'tan da tekne ile gitmek mümkünmüş ve dört saatlik tur içinde diğer adaya uğrayıp yarım saatlik denize girme molası da veriyormuş. Hatta cüzi bir ücret karşılığında öğle yemeğinde kömür ateşinde kebap veren tur da varmış. Aşağıdaki marketten telefon ile taksi çağırttık. Gelen taksi şoförü pek konuşkan çıktı. Plaka Marina'da bozuk para olmadığından 50 avro verdim Şoför Manolis üstünü vermedi ısrarla saatini söyleyin ben sizi geri götüreceğim dedi. Adada 2 saat geçireceğimizi söyledik gitti bilet satanlara dönüş saatini sordu tamam saat ikide burada sizi bekleyeceğim dedi.
20 avro motor, ilave 7 avro daha verirsen BBQ
Adaya geçiş için git gel 12'er avro ödedik, taksi parasını da ilave edersen 74 avro tutuyor. Harabeleri gezmek için de 8'er avro verdik. Agios Nikolaos'tan gitseydik yarı fiyatından da az gelecekti.
Adaya yaklaşırken.
Çarşıya giden yol üstündeki tünel.
Osmanlı pazar yeri çarşısı
Osmanlı mezar taşları.
Saat 14.30 gibi otele döndük. Şoförümüz Manolis bu sefer sizi Hanya'ya götüreyim dediğinde biletimiz var deyince 300 yerine 250 avro alırım üç saatte gideriz diye tutturdu ise de niyetimiz halk ile birlikte etrafı seyrederek seyahat etmek olduğundan haber veririz diyerek başımızdan savdık. Saat beşte ertesi günkü Kandiye aktarmalı Hanya otobüsü KTEL'in garajının yerini keşfetmek için otelden çıktım. Otelin arkasından iki kere yokuş çıkıp indim KTEL Otobüs garına geldim.
Merdivenli yollarKTEL tüm Yunanistan'da şirketlerin birleşmesi ile oluşturulmuş tek bir şirket. Wikipedia'ya göre; Yunanistan'ın ana şehirlerarası toplu taşıma otobüs hizmetidir. Yunanistan anakarası ve adalarındaki 62 bölgesel otobüs şirketinin işbirliğidir. KTEL 1952 yılında kuruldu ve toplam KTEL filosunda 2023 itibarıyla 4.199 otobüs bulunuyor.
Girit için ( ktelherlas.gr) adresinden kolayca bilet alabilirsiniz. her=Heraklion, las=Hellas kısaltmaları kullanılmış sanki.
Bereketin ebedi simgesi Cornucopia. Amelthea'nın Zeus tarafından kırılmış boynuzu.
24 Mayıs 2024, HANYA YOLUNDA
Girit'te üçüncü günümüzde sabah hazırlandık saat 11.30 otobüsüne binmek için taksi çağırdık. Madama elveda dedik bize şehrin bir kartpostalını hediye etti. Taksiye 7 avro verdik.
Madam hatıra olarak bir de kartpostal hediye etti.
Aya Nikolas'tan Kandiye'ye ve Kandiye'den Hanya'ya otobüs biletlerimiz
Otobüs ile önce Kandiye'ye, bir buçuk saat bekledikten sonra da Hanya'ya gideceğiz. Bileti İzmir'deyken internetten almıştım bastırıp yanıma aldım. Yer bulunmaz diye endişelenmiştim. Hiç gereği yokmuş gişeden kredi kartı ile fişini alıp istediğin yere oturuyorsun. (Yoğun turist mevsimi değildi) Bir defasında yerimize yabancı turist bir çift oturmuştu kaldırdık fakat başka bir sefer Giritli bir hanımı kaldıramadık. Aya Nikolas ile Kandiye arası 1 saat 15 dakika sürüyor. Yolda bir tek Neapoli'ye uğradı. Kandiye garajında bir buçuk saatten fazla bekledik. Karnımız acıkmıştı Semine büfeden bir şeyler aldı geldi o sırada bir dilenci kadın geldi 50 sent verdik savdık. Nadir de olsa böyleleri de var. Kandiye ile Hanya arasında ise deniz kenarında bir çok yazlık yere uğradığımız için yolculuk üç saate yakın sürdü. Bizi Spinalonga adası için Elounda'ya götüren taksi şoförü (şunu da söylemeden geçmeyeyim adadaki tüm taksiler son model Mercedes veya ayarında büyük arabalar) Manolis sizi 250 avroya ben götüreyim altı saat yerine üç saatte Hanya'ya gideriz demişti. Neticede 47.60 avroya gittik. Akşam 17.30 civarında Hanya'ya ulaştık. KTEL otobüs garajından booking.com'dan ayarladığımız Archontiki otel 200 m. uzaktaydı. Yürüyerek kolayca ulaştık. Otel parası Booking com dan aldığımızda peşin almışlardı 174.05 avro. Kahvaltıyı sorduk 8 avro.
Hanya çok hareketli cıvıl cıvıl bir şehir. Hem deniz kenarında hem şehir içinde bir çok lokanta var bir kısmı Traditional Grek yani bizim eskiden kullandığımız tahta sandalyeli ve bir kısmında örtü dahi bulunmayan tahta masalar ve sahibi aile tarafından işletilen lokantalar. Genellikle deniz mahsulleri yedik Ahtapot, Kalamar, Midye, Karides ve balık. Sebzeli yemek olarak ikinci gün Musakka yiyelim dedik içinde patlıcanı ara da bulasın doldurmuşlar kıymayı. bir daha istemedik. Fakat kabak kızartmaları daha evvel yakın adalarda yediğimiz gibi çok lezzetli idi bolca yedik. Shrimp Saganaki (karides salçalı ve feta peynirli, karidesin küçük olması daha uygun) pek beğendik. Tatlılar nefis çukulatalı yaş pastalar dondurmalı da isteyebilirsin şahane. Yemek sonrası muhakkak bir ikram geliyor bazen tatlı bazen meyve ve çoğunlukla da RAKİ. Küçük bir karafaki yanında küçük kadehler. İlk getirdiklerinde içtik pek bir şeye benzetemedik, likör gibi geldi bana Semine acı dedi.
Otele eşyalarımızı bıraktık deniz kıyısına giderken ara sokaktaki çarşıya girdik Semine 1,5 avroya buzdolabı için bir magnet aldı. Ben de 10 avroya güneş gözlüğü aldım. Daha sonra otelin arka taraflarında turistik olmayan bölgede ayni gözlük 5 avroya satılıyordu. Bezden kılıfı hariç. Akşam çarşı içinde Virgin Mary Kilisesinin kuzey tarafında bahçeli bir lokantada yemek 42.80 avro. Yemek sonrası sahilde kafeteryada kahve ve soda 6.50 €. Hasan Paşa camisine(Yalı Camii) kadar gittik içinde takı ve resim sergisi vardı satış da yapıyorlardı. Geç olmuştu yorulmuştuk otele döndük. Gece için suyumuz yoktu çıktım otelin yan tarafındaki 1866 Park'ının yanındaki büfeden 1.5 litrelik su aldım 1 avro. KTEL otobüs garajına giderken çokça önünden geçtiğimiz 1866 Plaza parkı içinde bazı Girit kahramanlarının ve meşhurlarının büstleri var. Tarihlerine saygıları var unutmuyorlar.
Bir hafta boyunca ne yediğimiz
lokantalarda ne de bindiğimiz taksilerde hiç endişelenmedik bizi kazıklarlar mı
diye. Su genelde litrelik özel şişelerde masaya ilk getiriliyor ve ücretsiz. Su vermek biraz da
sevap sayılıyor. Kahve yanında içilir de Amerikan kahvesi yanında da
getiriyorlar.

Sifaka Caddesi ve doğu surları
Yürüdük sahile çıktık limanın fotoğrafını çektik. Köşede Nafpigio diye bir Kahvede oturduk birer kahve ısmarladık. 5€ hesap çocuğa da 2 € verdim taksi çağırsın diye. Tam taksiye bindik arkamızdan çocuk koşturdu montumu getirdi sandalyede unutmuşum çok teşekkür ettik Taksi ile garaja gittik 6 avro tuttu 50 sent de bahşiş. O anda son Hanya otobüsü kalkıyordu !7.20 de bindik, nakit iki kişi 20 € . Saat yedide oteldeydik. Resmo'yu (Rethimo) iyi gezemedik hani tur şirketleri Panoramik Tur diyorlar ya öyle bir şey oldu. Semine rahatsız olduğu için akşam otelden çıkmadık ben balkonda oturdum Aya Nikola'dan beri taşıdığımız birayı içtim.
27 Mayıs 2024 KANDİYE,
Girit gezimizin son durağı uçağımızın kalkacağı Kandiye (Heraklion). Saat onbirde odayı boşalttık biraz salonda oturduk sonra garaja doğru giderken yolumuz üzerinde Çikolatacıdan Semine üç çeşit fondan aldı 14.44 avro vermiş evvelki günde de 2.75 avroluk çikolata almış. Garajda da 5.40 avroluk kurabiye almış otobüste acıkırsak yeriz diye ama otobüste bir şeyler yemek yasak. Hanya'dan öğlen 12.30 da kalkan otobüse bir gün evvel aldığım 1 ve 2 yer numaralı biletle bindik. Ama yerimize başkaları oturmuştu burada önden giren istediği yere oturuyor numaraya bakan yok. Biz de beğendiğimiz yere oturduk. Yolda bir çok yere uğrayan otobüsümüz Kandiye'ye üç saatte vardı. Bir taksiye binip otelimize gittik. El Greko Oteli. Taksi durağında tarifede şehir içi fiks menü 5 avro yazıyordu. Biraz dinlendik çıktık. Otel şehrin tam merkezinde limana giden yolun başında görülecek yerler de bu cadde üzerinde. Hanya gibi canlı bir şehir değil büyük ciddi sakin bir şehir havasında geldi bize. Otelimizin yan sokağı boylu boyunca pazar yeri sokağın sonundaki meydan Kornarou, yerli halkın doldurduğu ağaç gölgeli kahvesinde kahve 1.75 avro. Kahvehane olarak kullanılan 0smanlı Sebilinin arkasında Venediklerden kalma Bembo çeşmesi üzerinde kabartmalar var. Meydana bakan birkaç peynirci dükkanı var Semine dayanamadı iki üç çeşit peynir aldı. Pazardan da iki havlu (3 avro) bir de sabun (1 avro) aldı. Otelden Limana doğru giden yolun hemen sol başındaki meydana (Aslan Meydanı) denmesinin sebebi üzerinde dört aslanın su fışkırttığı 1600'lerden kalma Venedik yapımı Morosini Çeşmesi'nin olması. Çeşmenin etrafında lokanta ve kafeler büyük ağaçların gölgesinde insana huzur veren yerler. Çeşmenin arkasında Belediye Sanat Galerisi eski Aziz (Saint) Marco Kilisesi biraz ilerisinde Venedik Loggia denen Belediye Binası güzel bir yapı fakat mülteciler veya çingeneler istila etmiş vaziyette. Belediyenin tam arkasında Venedikler tarafından ilk kilise olarak yapıldıktan sonra 1856'da ikinci defa depremde yıkılmış 1869'da Yeni Cami (Vezir Camii) olarak yeniden yapılmış ve 1924'ten sonra Ortodoks kilisesine çevrilmiş Aziz (Agios,Saint) Titus kilisesi. 25 Ağustos caddesinden denize doğru giderken solda sokak içinde İbrahim Baba Çeşmesi Osmanlıdan kalan tarihi bir yer. Deniz kenarına inildiğinde de karşıda mendirek üzerinde Kule Kalesi.

Morosini Çeşmesi
Harabe halinde İbrahim Baba Çeşmesi.
Aziz Titus Kilisesi yan cephesi.
28 Mayıs 2024 KNOSSOS SARAYI
Girit, son ziyaretimiz Knossos sarayı. Girişte kalabalıkta beklemeyelim diye biletimizi Hanya'da iken önceden almıştık, almasak da olurmuş. Bir taksi çağırdık 13 avro verdik bizi giriş kapısında bıraktı. Aldığımız biletler karışıklık ve izdiham olmasın diye saatli idi, ne yazık ki giriş saatinin 13 mü 14 mü olduğunu unuttum. saat bire on kala enformasyondaki kıza cep telefonumda kayıtlı biletleri gösterdim kız önündeki bilgisayara rezervasyon numaralarını yazdı yazıcıdan giriş biletlerini çıkardı verdi. Biletleri girişte okuyucuya okutamadık meğerse giriş saatimiz 14 imiş girişteki görevli biletlere baktı nerden aldınız diye sordu enformasyon dedik, meseleyi anladı tamam geçin ama biletlerinizi çıkışta buradan alın dedi. İki saate yakın dinlene dinlene tüm sarayı gezdik. O gün şehirdeki Arkeoloji Müzesine de gideceğiz tesadüf 28 mayıs gününe mahsus müze 3 buçuğa değil akşam saat 18'e kadar açık idi. Herhalde ziyaretimizi bildiklerinden önlem almışlar. Çıkışta hemen bir taksiye bindik bizi müzeye götürmesini söyleyince şoför kapıların saat üçte kapanacağını söyledi biz de bizim için bu gün geç kapanacak dedik. Sonra gene Girit hakkında faydalı bilgiler aldık. Her şoför kendini Girit tarihini anlatmakla görevli olduğunu sayıyor.
İnternetten cep telefonuma indirdiğim biletKandiye Arkeoloji Müzesi,
Knossos Sarayı çıkışında
acele ile geldiğimiz arkeoloji müzesi bizi hayal kırıklığına uğratmadı.
Çok zengin bir Minoan (Minos) uygarlığına ait koleksiyonu ve ilave
olarak Roma heykelleri mevcut. 1856'da yıkılmış bir Katolik Manastırın yerine
1937-40 yılında depreme dayanıklı (antisismik), 27 bölümlü iki katlı bir bina
olarak yapılmış. Minoan (Minos) kelimesi eski yunan efsanesine göre Girit kralı
Minos'tan gelmektedir. Minos medeniyeti MÖ 3000 ile MÖ1100 tarihleri arasında
sürmüş en
görkemli periyodu MÖ 2000 ile MÖ 1500 arası olup 1500 civarında meydana gelen
deprem sonrası ada ana karadan gelen Miken savaşçıları tarafında istila edilmiş 1400
ile MÖ 1100 arasında son Minos medeniyeti hızlı bir şekilde
ekonomiden ve kültür estetiğinden kaybetmiş ve dağ yamaçlarında, bronz çağı köyleri olarak kalmış.
Üstünde henüz tam olarak deşifre edil(e)memiş Linear A yazısı bulunan disk.
Monoteist inancında tanrı kadındır.
Boğa üzerinden atlayan bir sporcu
İki saate yakın da müzede kaldık, saat beşte müzeden çıktık çok acıkmış olduğumuz için müzenin hemen arkasındaki pizzacıya girdik biralarımız eşliğinde Girit'te ikinci defa deniz mahsulü haricinde atıştırmalık pizzamızı yedik. Otele geldik yattık uyuduk. Dinlendik. Saat sekize doğru çıktık. Yolda Semine çukulata dükkanı buldu. Bir şeyler aldı. İnternetten bulduğum Traditional Greek Quzine Triayna tam mahalli bir yer. Otelin önündeki yoldan batıya denize giden yoldan denize yakın bir yerde. Yabancı hiç yok masalar sandalyeler tahta. Gittik Fiyat listesine baktık ucuz. Grec salad 6 € idi. Oktopus 9, barbunya balık 11, kabak kızartma yanına yoğurt yerine cacık(4+2=6 avro), içinde çeşitli ekmekler bulunan sepet, Semine'ye cocacola (2.5 ) ve rakı dedik garson bir karafe getirdi yanında iki küçük kadeh ben sulu içerim büyük bardak ve su dedim çocuk anlamadı, gitti patronu çağırdı. Biz büyük bardak rakının üstüne su koyacağız filan diyoruz adam kafasını kaşıyor onun da aklı karıştı o sırada arka masadaki kadın garsona onlar uzo içecekler dedi sonunda anladık ki bizim rakı dediğimiz onlarda ouzo, raki biraz daha hafif mastika gibi ve kadeh ile shot yapılıyor, evvelce yemekten sonra ikram olarak gelmişti bilememişik. Adam Plomari dedi ben Barbayani dedim anlaştık. Yarım litrelik bir şişe getirdi bu çok deyince gitti yarısını boşalttı şişeyi getirdi hesaba da 5 avro yazmış yanına da bir litre özel su 2 avro. Demek ki Girit'te rakı içeceksen uzo diyeceksin. Bu hikayeyi Facebook'ta paylaştıktan sonra İzmir ve tarihi üzerine derin bilgisi olan Yaşar Ürük beyin izahati ile anladık ki Raki (İ ile) dedikleri Çikudya imiş ve orijini de İzmir'miş. Herhalde mübadele sonrası Girit'e giden rumlar götürmüş olabilir. Hesap galiba 40.5 tuttu kağıda 40 yazdı. Hesabı ödedikten sonra Gittim masaya arkamdan ikram olarak aynı raki'yı iki kadeh ile getirdi yanında kremli çilek ve mersinli yoğurt tatlısı onları yedik raki'ya dokunmadık.
29 Mayıs 2024 Dönüş
Saatlerimizi sabah saat 7'ye kurduk. Kahvaltımızı ettik. Taksi çağirdık 8.30'da taksiye bindik 10 dk da havaalanı'na geldik 18€.
Havaalanı çok kalabalıktı içerde yarım litre bir su aldım ; 60 cent. Bizde ne kadar acaba?
Uçak zamanında kalktı. Saat 12.30 da Atina'daydık aktarma için dört saatimiz var neyse ki telaş ve koşturmaca yok. Atina havaalanında açıktık Semine bir döner aldı(14.80 €) ben bir pepsi aldım 4.30 € KK ile (demir paraları çantada unutmuşuk elde kaldı 4.70 €)
Harcamalarımız.































Yorumlar
Yorum Gönder